Showing posts with label Sivas. Show all posts
Showing posts with label Sivas. Show all posts

nar

gözün yaşı akmayınca
gönül harı nasıl sönsün

hak nefesi dolmayınca
dilin çarkı nasıl dönsün

kor ateşlere verseler
ak semalara ağarsın

anan saçın okşayınca
bir damla suyla kanarsın

dumanların altındayken
aynı köşeyi ararsın

cahilin eli değince
can bedende nasıl dursun

bu yıl yine temmuz geldi
kül eyledi ciğerleri

hak yerini bulmayınca
her yer kör şeytanın evi

sen mazlum bir koyun oldun
kuduz kurt asaya erdi

zülfikar kuşanmayınca
yezid yola nasıl gelsin

Acı

A screenshot from the documentary Menekşe'den Önce by Soner Yalçın
bizde anneler kızlarının saçını tarar
tarak yavaşça aşağıya akar
anne kızının saçında
        ancak rüyasında görebildiği
                           diğer yavrusunu arar.
yerini bulamayacak hak
              annenin ciğerini yakar.
bizde gökyüzünü bazen kara duman basar
ecinniler vardır her yanda
      çocukların boğazını sıkar,
kafasını kırar,
otelini yakar.
mahkemeler vardır
                zaman aşımına gün sayar.
bizim haneler annelerin
                            ümitsiz
                                    ve kederli nefesiyle dolar.
yıllar geçer,
           ama muhafaza edilir
                             çocuklara ait odalar...
sıcacık battaniye serili yataklar,
ütülenmiş giysiler asılı dolaplar,
okul çantaları, kitaplar,
ses lekeleriyle kaplı duvarlar.
hep aynı yaştalar, uyuyor çocuklar.