dress my words
let my sound sniff your skin
undress the garments
always carry my symbols within
smile and hide 'em in your mouth
as if you whistle in the heaven
while you're digestin' my little sin.
Sin
Kalan
herkes zannediyor ki
hikaye gidenin
hararetten görünmüyor
ateşin altındaki zemin
yaratılmış ve yok edilenler
peşinden şarkı söyleyenin
bir taş gibi
gökyüzünün derinlerinden gelip
yolun yanında bekleyenin.
Emir
Drawing by Christie Green
paylaş benimle
kaynaş,
tuz, su,
yaprak, toprak,
şarap
ve
dudak
şaşırma,
günüme neşe,
kanıma efsun aşıla
sarılma,
dokun bana
seni görmemi sağla
oynaş benimle,
kokla
ve kendini gizle
fark ettirme
ama izle
kirpik, kaş
belli belirsiz
bir damla yaş
bilme,
üzülme,
kimin şiiriysen
onun sesini dinle
mesafelerle oyna,
asla gitme
keyif ver bana,
makine gibi işle,
dur ve işaretimi bekle.
Tabiat
doldurabilecek
kadar
özgür
hissettiğimiz
boşluklar
yaratalım
toprağa gizemli işaretler çizelim
üzerinde ateş yakıp şarap içelim
benim tabiatımda serpilen
bir sarmaşık gül ol
susadıkça
kanat
cildimi
toprağından al ihtiyacın olanı
bana geri ver ihtiyacım olanı.
Kuş
Illustration by David Hayward
kuş uçmayı bilsin
dal kırılmadan kalmayı
bazen rüzgara yuva dersin
boşverip ısınmayı
bıçak hedefini bilsin
kan sıcacık akmayı
can bir kuşa benzesin
sen ol ağacımın dalı.
Doktrin
her gün biraz daha eksilirsin
ölmeyi iyi öğrenene dek,
herkesin seni zannettiği şeysin
iyi görmeyi öğretene dek,
her nefeste ateş içinden geçsin
yanmayı değil sönmeyi hisset.
Subscribe to:
Posts (Atom)






