Meyve

Provided from Shirley Buxton's blog.
şehrin köşesinde
güzel bir ağaç var
meyveleri kaldırım taşına düşer
koklar, sesleri dinlerim
ıslak adımlarının
çıplak seslerini dinler gibi.

Umbrella

let's live
on a black beach
just in the shadow of the volcano
watching the toxic rocks
fly and sizzle upon us
as if they are our dark stars
our dome is in my hand
a black, held umbrella
the weak candle in your hand
is our erupted sun.

Damla 2

A scene from the movie The Tree of Life.
gözlerinle
hayatın yapraklarına can ver
ışığı
ve havayı
geceyi
ve suyu
yakmayan ateşi
bir damlada damıt
toprağından beslen
çevrene ölmeyen şeyler dağıt.

Sin

dress my words
let my sound sniff your skin
undress the garments
always carry my symbols within
smile and hide 'em in your mouth
as if you whistle in the heaven
while you're digestin' my little sin.

Little

Carl Sagan's "pale blue dot"
tell me a little
like "I'm here"
bring no story
be here
you little,
you hit less
the more I miss
be fast 
and little,
not a sword
just a needle
whether you kill
or kiss a little.

Kalan

herkes zannediyor ki
hikaye gidenin
hararetten görünmüyor
ateşin altındaki zemin
yaratılmış ve yok edilenler
peşinden şarkı söyleyenin
bir taş gibi
gökyüzünün derinlerinden gelip
yolun yanında bekleyenin.

Emir

Drawing by Christie Green
paylaş benimle
kaynaş, 
tuz, su,
yaprak, toprak,
şarap
ve
dudak
şaşırma,
günüme neşe,
kanıma efsun aşıla
sarılma,
dokun bana
seni görmemi sağla
oynaş benimle,
kokla
ve kendini gizle
fark ettirme
ama izle
kirpik, kaş
belli belirsiz
bir damla yaş
bilme,
üzülme,
kimin şiiriysen
onun sesini dinle
mesafelerle oyna,
asla gitme
keyif ver bana,
makine gibi işle,
dur ve işaretimi bekle.

Twilight

Photo by Denise S.
at your twilight time
not the night
or dawn
just before the sun
before the mess has begun
before your thoughts
touched my mind
found your wicked temple
start the rite
and toss for fun.

Tabiat

doldurabilecek
kadar
özgür
hissettiğimiz
boşluklar
yaratalım
toprağa gizemli işaretler çizelim
üzerinde ateş yakıp şarap içelim
benim tabiatımda serpilen
bir sarmaşık gül ol
susadıkça
kanat
cildimi
toprağından al ihtiyacın olanı
bana geri ver ihtiyacım olanı.

Kuş

Illustration by David Hayward
kuş uçmayı bilsin
dal kırılmadan kalmayı
bazen rüzgara yuva dersin
boşverip ısınmayı
bıçak hedefini bilsin
kan sıcacık akmayı
can bir kuşa benzesin
sen ol ağacımın dalı.

Tat

ölmeden evvel
yak
beni!
damağınla dilin arasında
kurtuluş bulayım
sen benim
mikrobum ol
ben senin
canavarın
belki çok uzaktan
belki
sadece
bir
an
ama mutlaka
gözlerinle aydınlanayım
kalbinin ritmi değişsin
sen üzülmeden ağla
ben senin
tadına bakayım.