Witchcraft

your place is always yours
your non existence is 
a sort of deep poetic source
a sip of smell
a little spell
on the tiny threshold
of the gates of hell
sounds like witchcraft
or
maybe
a sweet story to tell.

Umut 2

A shot from the movie, I Origins.
bilmek çok güzel
bilmediğin yolda gitmek de
düşünmek çok güzel
düşünmeden sevişmek de
sevmek çok güzel
sevilmeyi bilmek de.

Pagan

hayat güzel akar
her güzellik ölene kadar
sende yaşayan yan
çok daha büyük yokluğa kayandan
bu yüzden çizgilerin arı
bünyende kalan öz
besliyor şah damarı
nefesine dönüp ışığa dalınca
uyanıyor
karnındaki tanrı
yalnızca bir damla can
estiğinde bende tortusu kalan
bir de
tatlı
bir
heyecan,
akıntıdan bir an müsade alan,
yaşamı besleyen,
yanında rahatça uzanan.

Tabanca

tam elime göre,
küçük
ve
yoğun
parmaklarımı ayartıyor,
tetiklenmek istiyor,
çok sıkı,
tepkili
kapkara parlıyor,
karşımdaki
bir kıvılcım görüyor,
şanslıysa
tok
bir
ses
duyuyor,
yere yığılıyor
ben dumanı soluyorum,
hala elimde duruyor,
kılıfı yok,
çıplak
gözlerim kamaşıyor,
tenime dokunuyor,
sıkıştırdığım yerde duruyor,
başta serin,
zamanla
ısınıyor
tam elime göre,
yıpratıcı,
ama güvenilir,
sadece sıkı tutmak gerekiyor.

Kaplumbağa

çanakkale'de güneşten kavrulmuş
bir bostana girip
dalından sıcak
ve
olgun
bir domates koparmak isterdim
sonra
yüksek taş duvarın dibinde oturup
güvercin gurultularını dinleyerek
gölgeleri, yaprakları
izlerdim
duvarın yanından geçen
kabuğuna
cam
şişe
saplanmış
kaplumbağaya bakardım sonra
ve özür dilerdim 
"o zaman daha çocuktum" derdim.
kaplumbağa da bana bakardı
kara
küçük
gözleriyle, 
"ben hala kanıyorum ve sen hala çocuksun" derdi
kalkıp eve giderdim,
salçalı ekmek yerdim.